21 Eylül 2018, Cuma

Üst Menu

Zaman, Toprak, Modern insan ve Saire

Zaman, Toprak, Modern insan ve Saire

'Yeni yıl' bir aldatma biçimidir. Gri gerçeklikten rengarenk havai fişeklerin ve gökkuşağı süslemelerinin yapaylığına modern bir kaçıştır. Yapaylıkla süslü modern hayatı bir an olsun katlanılır kılabilecek eğlenceyi, yine yapay yollardan üretme biçimidir. Maske takmaktır, içip içip unutmaktır, eğlenip mutlu görünmeye çalışmaktır. Kitlesel bir 'aldatılmak isteme' halinden öte bir anlamı yoktur. 

Yıl ise, zamanın ulus-devletlerin yeryüzü sınırlarında olduğu gibi dilimlere ayrılması ve bu sayede insan için güvensizliği, huzursuzluğu, bilinmezliği ifade eden muğlak olanın; güveni, huzuru, bilinirliği ifade eden mutlak olana çevrilmesidir. Fakat zamanın dilimlere ayrılmadan önceki halinin boğucu olduğu ve insanı içinde erittiği düşüncesi, dilimlere ayrılan ve bu sayede öngörülebilir bir güvenilirliği ifade ettiğine inanılan dilimlenmiş zamanda öngörülmeyen bir yanılgıyı doğurmuştur: Artık ölüm mutlak bir sonu temsil etmeye başlamıştır. Ece Ayhan şöyle demişti Galata Kantosu şiirinde: "ölüm için ayırdık geceleri...".
 
Yıl, ay, hafta, gün, saat vs. olarak dilimlenmiş zaman, ölümü kamusal alanından soyutlamış olan modern insanın karşısına, ironik bir biçimde tekrar çıkarmaktadır. Dilimlenerek sonu görülebilir hale gelen zaman, ölümden korktuğu için ölümü kendinden uzaklaştırmaya çalışan modern insanın karşısına güven değil, risk faktörü olarak çıkıyor. Bu sebeple bünyesinde şizoid bir karakter taşımaktadır modern insan. Gece, sabaha kadar hiç ölmeyecekmiş gibi davranıp dilimlenmiş zamanın yapay sınırlarında 'yeni bir yıla' gireceği için hoplayıp zıplayarak eğlenen insan, sabah aracıyla yanından geçtiği mezarlığın girişindeki "her nefis ölümü tadacaktır" yazısını görüp kendisini her an ölecekmiş düşüncesi içerisinde bulabiliyor.
 
Yılda bir gün gece yarısı 00:00’ın yapay sınırlarını gri bir hayatın kaçış anı olarak çıldırmışçasına eğlenceye dönüştüren Modern Sindrella, boynu bükük bir şekilde yatağına dönmekte ve sabah olunca aynı bohem modern hayata bir hizmetçi nesne olarak uyanmaktadır. Yine değişen sadece zamanın niceliğidir, yaşamın niteliği değil.
Modern insan, toprağı ve zamanı dilimlere ayırdıkça kendisini yapay bir dünyanın öldürülen ya da uyuşturulan nesnesi olarak bulmaktadır.
34 insanın yapay sınırları aştıkları gerekçesiyle teyyarelerden atılan bombalarla parçalanması da, 6 milyar insanın yapay bir biçimde parçalara ayrılmış bir zamanın belirlenmiş bir anında hoplayıp zıplaması da modern yaşamın öldürme veya uyuşturma pratiklerinin neticesidir.
 
Yılbaşı gecesini, kötü günlerin geride kalacağı temennisiyle eğlenerek geçirecek insana olabilirliği yüksek bir haberim var:Sınırlara bombalar yağıyor.
 
00:00’a dikkat!
 
 
 
 
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.