17 Eylül 2019, Salı

Üst Menu

Zilan'dan Cizre'ye faşizmin sıradanlığı

Zilan'dan Cizre'ye faşizmin sıradanlığı

Faşizmin, askeri, siyasal, kitlesel ve kuramsal pek çok süreci asrımızda yaşandı. Avrupa merkezli siyasal,askeri, Amerikan merkezli ekonomik hedefler birleşince, pek çok otoriter ve baskıcı eğilimin önü açıldı. Demokrasi ve değişim kapasitesi olarak izafe edilen cumhuriyetler alegorisi de bu etkileşimle şekillendi. 

Ama bu izafi hal; çoğu yerde demokrasi, eşitlik ve özgürlük tevazusundan yoksunlukla dolduruldu. Hiçbir cumhuriyet bölgesi toplum hukukuna sahiplik edemedi. Buna Türkiye'deki cumhuriyet ve toplum bilincinin konumlanışını da ekleyebiliriz. Keza Türkiye cumhruriyeti olarak kurulan merkezin kısa zamanda tarihsel tehditlerini içten belirlemeye başlaması bu eğilimlerin yorumlanışındandır.

Bunun somut ihlalleri Kürtlere uygulanan asimlasyon tezinde detaylarıyla irdelemek mümkündür. Bugün iktidarda bulunan İslamcı yapının da, devletin bu yorumuna katıldığını hesap edersek, bu eğilimin faşizme kayan alışkanlıkları da anlaşılır.

Hatta Kürtlerin güçten düşürülmesi savının kemalist ve İslamcı iktidarların ortak vefası olarak devlete sunulduğu kuşkusu bugünkü istilayla güncelleşmiş oldu.  
 

Sanırım iktidarının ortaya attığı vesayet tanımlaması, bu güncelleme sürecinde kendi meşruluğunun kabullendirme erişkinliği olarak karşılık bulmuş durumda. Yoksa on yıl boyunca eleştirdiği hegemonya açıklarına, bu kadar erken demir atmasının başka ikna edici tarafı yok. 

İktidarın geçmişte denediği şey Kürt sorununu, bir iç dönüşüm gücü olarak kendi Türk İslamcı eğilime monte etmekti. Haziran, Kasım arasında siyasi intikama, Kasım'dan sonra askeri ve geleneksel sömürge seferine dönüştürüğü bu savaş aslında Kürt sorunu tarihsel olarak küçümseyen kurnazlığından gelmektedir. Ancak özgürlük hareketinin bölgedeki canlılığı, bu tarihsel enerjiyi dış konjonktürle beraber yeniden dinamize edince,Kürt relitesini küçümseyen kurnazlıklarda açıkta kaldı.

Hatta Kürt sorunun, Kürt özgürlük hareketinde toparlanması ve kendini arayış düzeyi de yeniden gerekçelendirilmiş oldu. Elbette özgürlük hareketi, demokratik ve şefaf alternatifleri dikkate almak zorundadır, ancak bir devletin oy istediği, vergi topladığı, evladını askere aldığı, ve durmdan kardeşlik pomplaladığı bir kesime tarihinin ikinci işgal gücünü yığması başka neyle açıklanabilir?
 
Bu nedenle herkesin aklına ilk gelen şey; Zilan'dan Silopi'ye geçen zamandan kalan tek şey faşizmin sırdanlığıdır.
 
 
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

30.Ocak.2016 Cumartesi
27.Kasım.2015 Cuma
16.Ekim.2015 Cuma
16.Eylül.2015 Çarşamba
13.Temmuz.2015 Pazartesi
07.Temmuz.2015 Salı
01.Temmuz.2015 Çarşamba
18.Haziran.2015 Perşembe
13.Nisan.2015 Pazartesi